Honda NC750X DCT Yakıt Bilgisi

12 Mart 2018 Pazartesi

İlk Yardım ve Acil Müdahale

Motosiklete biniyorsanız, yaralanmayı önleyici en önemli faktörlerin başında koruyucu ekipmanlar olduğunu biliyor olmalısınız. Mutlaka kaliteli kask, eldiven, bot, korumalı ceket/pantolon ya da tulum kullanınız. Belki bunlar hayatınızda bir kere gerekli olur ama ciddi yaralanmaları önler, hatta hayatınızı kurtarabilir. Yanınızda bir cep telefonu ve ilk yardım seti olsun. Mümkünse yalnız sürmeyin. Yanınızda bir arkadaşınızın olması güvenlik ve yardımlaşma açısından idealdir.

Bir kazaya rastladığınızda çabuk düşünmeli ve çok dikkatli davranmalısınız. Şayet yaralı nefes alıyorsa kesinlikle kaskını çıkarmağa çalışmayınız. İlk iş olarak ambulans çağırınız. Panik ve gürültü yapmadan bilgileriniz doğrultusunda hareket edin.

Boyun:

Boyun böylesinde omurilik çok yoğundur, sinir dokuları yumuşaktır ve kemikler serttir. Eğer boyun kırılmışsa, en küçük bir yanlış hareket omuriliği zedeleyebilir. Bunun sonuçları yaralı için felakettir. Kazazedenin durumu kurtarılabilir vaziyetteyken sizin en ufak bir yanlış şekilde hareket ettirmeniz onu öldürebilir ya da felç olmasına sebep olabilir. En yüksek şüphe indeksi ile yaklaşın. Bu durumda “Dikkat” anahtar kelimedir. Kişinin bilinci kapalıysa ya da boyun, omuz, kol veya bacaklar bölgesinde ağrı veya uyuşma şikayetleri varsa, siz oynak bir boyun kırığı ya da çatlağı ile karşı karşıyasınız demek olabilir. Bu durumda kişi çok acil bir tehlike ile karşı karşıya değilse ( yanan bir enkazın içinde) nefes alımı devam ettiği müddetçe kazazedeyi hareket ettirmeyin. Ayrıca şu konuyu tekrar etmekte fayda var. Kesinlikle kaskını çıkarmağa kalkışmayınız!

Hızlı Bir Travma Kontrolü:
Uzmanlar ‘’Önce zarar vermeyin’’ derler. Acele davranışlar, yardım etme adına gelişigüzel bilinçsiz davranışlar yapmayınız. Bağırıp çağrışmayınız. Ambulans çağırınız. Sonra sakinleşiniz, derin bir nefes alınız ve aşağıdaki bir dakikalık travma kontrolünü yapınız.
1. Hastanın durumunu kesin belirlemeden ya da acil bir tehlike yoksa kıpırdatmayınız.
2. Kazazedeye ne olduğunu sorunuz. Konuşmasındaki berraklık ya da berraklığın olmaması kişinin durumu konusunda bir fikir verebilir.
3. Boyun bölgesinde bir ağrı ya da uyuşma olup olmadığını sorunuz.
4. Baş ve göğüs bölgesinde yaralanma olup olmadığını kontrol ediniz.
5. Karın bölgesinde bir hassaslık ya da gerilme var mı kontrol ediniz. İç organlarda yaralanma olabilir.
6. Kol ve bacak gibi uzuvları yumuşak bir tarzda yoklayınız.

Asfalt Yanıkları/Sürtünmeler:
Özellikle donanımsız hatta şort ve T-Shirt ile motor sürenlerde görülen bu tip yaralanmalar çok acı verir. Kaybolan doku çok fazla ise ileri seviye yanıklarda olduğu gibi enfeksiyon gelişimi ölüme neden olabilir. Bu durumda; Önce yaralanan bölge bol su ve sabunla yıkanmalıdır. Bu çok acı veriyorsa önce buzla kompres uygulanmalıdır. Yaralı bölgeyi yıkamadan üzerindeki pislikleri temizlemeye kalkışmak enfeksiyonun yayılmasına sebep olur. Yıkamadan sonra antibiyotik solüsyonlar kullanılmalıdır. Sonra yara üzerinde kalan taş/pislik ne varsa alın. Steril bir iğne bunun için idealdir. Sonra yarayı tekrar yıkayın ve antiseptik merhemler uygulayın. Unutmayın ki bu tür yaralar çok acı veren yara türüdür. Bu nedenle nazik ve dikkatli davranın.

Kanamalar:
Tüm kanamalar bir şekilde durur. Bunun erken veya geç olması size bağlıdır. Yara üzerine direkt basınç uygulamak bu işin anahtarıdır. Bu parmak, temiz bir bez ya da T-Shirt olabilir. Ömenli olan temiz bir materyal olmasıdır. Hastayı yatırın ve yarayı kalp seviyesinin üstünde tutarak bandaj uygulayıp kanamayı yavaşlatın.

Suni Solunum ve Kalp Masajı:
Kalp durduğunda, vücuda kan pompalanmaz, kan basıncı sıfıra düşer ve nabız kaybolur. Bu durumda, yaşamsal önem taşıyan beyin ve akciğer gibi organlara kan pompalanmayacağından geçen her saniye hastayı ölüme biraz daha yaklaştırır. Kalp durduktan sonra, 10 saniye içinde, kişi bilincini kaybeder ve uyaranlara yanıt vermez. Böyle bir durum ile karşılaştığınızda, sakin olmak çok önemlidir.

Temel Yaşam Desteği, yapay solunum ve kalp masajı kısımlarından oluşur. Bunlar sayesinde, oksijenlenmiş kanın yaşamsal önem taşıyan organlara ulaşması sağlanır.  Temel Yaşam Desteğini aşağıdaki basit 3 basamak ile uygulamanız hayat kurtarıcı olabilir.

UYARI : Çalışan kalbe kalp masajı yapılmaz!

Eğer Suni solunum ve kalp masajını yeterli derecede bilmiyorsanız veya eğitimin almadıysanız hastaya müdahale etmeyin. Öncelikle çevrenizde bu işin eğitimini alan olup, olamadığını kontrol edin.

Öncelikle 112'yi arayın. Acil servise detaylı konum vermeyi de sakın unutmayın. Bu durumlarda dakikalar çok önemlidir. Hastanın uyaranlara cevap verip vermediğini kontrol edin.

Solunumu kontrol edin. Durmuş ise suni solunuma başlayın. Hastayı sırtüstü yatırın. Yanına dizüstü çökün ve bir elinizi hastanın alnına, diğer elinizi ensesine koyarak, başını hafifçe arkaya doğru eğin. Düzenli nefes alıp almadığını kontrol edin. (hastanın ağız ve burnuna doğru ayna yaklaştırarak, aynanın buğulanıp buğulanmadığını kontrol edebilirsiniz) Bazen kalp durduğunda bir kaç dakika, homurtu veya horlamaya benzer solunum sesleri duyulabilir. Bu tip solunum'a Agonal solunum denir ve dolaşımın durmuş olmasına rağmen, beyindeki solunum merkezinin bir süre daha, solunum için uyarı göndermesi sonucu olur. Bu durum sizi yanıltmasın! Bu kalbin hala çalışıyor olduğu anlamına gelmez. Hasta uyaranlara yanıt vermiyor ve nefes almıyorsa (veya anormal nefes alıyorsa) temel yaşam desteği uygulamaya başlayın.

Hasta normal nefes alıp vermiyorsa, bir eliniz hala hastanın ensesinde, diğer elinizle burnunu kapatın ve ağızdan ağza nefes verin. İşlem sırasında hastanın ağzına mendil veya tülbent gibi, havanın geçişini engellemeyecek ince bir kumaş örtülebilir. Başınızı hastanın göğsüne çevirip, hareket edip, etmediğini kontrol edin. Verdiğiniz her nefeste hastanın göğsü kalkıp iniyorsa, uyguladığınız yapay solunum amacına ulaşıyor demektir. Bir nefes daha verin.

 

Solunumun Sağlanması: 
Hava yolu açılmasına rağmen yaralı nefes alıp vermiyorsa acilen suni solunum uygulamasına başlanır.

İlkyardımcı, Suni solunumu beş şekilde yapabilir:

1-Ağızdan ağıza
2-Ağızdan buruna (ağızda ciddi yaralanma olanlar ya da çenesi kilitlenenlerde)
3-Ağızdan ağızla buruna birlikte (bebeklerde)
4-Holger - Nielsen metodu
5-Silvester metodu

Ağızdan - Ağıza Suni Solunum Metodu: 
En sık kullanılan ve hasta/yaralıya en faydalı yöntemdir. Hasta sırtüstü yatırılıp başı geriye doğru hafifçe itilir. İlkyardımcı hastanın yan tarafına geçer. Başı alından tutan elin baş ve işaret parmakları hastanın burun deliklerini kapatır. İlkyardımcı derin bir nefes alır ve ağzını hastanın açık olan ağzına direkt dayayarak nefesini hastaya verir. Sonra ağzını çekip hastanın nefes vermesine fırsat tanır. Erişkin bir insana dakikada 12 defa olmak üzere her 5 saniyede bir suni solunum yapılır. Bebeklere ise dakikada 20 defa, her 3 saniyede bir yapılmalıdır. Bebeğe nefes verirken göğüs hareketleri izlenmelidir.

Ağızdan - Buruna Suni Solunum Uygulama:
Hastanın dişleri kilitlenmiş açılamıyorsa veya kazadan dolayı ağız çevresinde yaralanma varsa, kısacası ağızdan - ağıza metodu uygulanamıyorsa bu metod seçilmelidir. Bu metot sırasında hasta yine aynı pozisyondadır, ilkyardımcı bu defa hastanın çenesinden tutup ağzını kapatır ve burnundan hava verir.

Suni solunum sırasında mideye hava dolabilir, bu gibi hallerde hastayı yana çevirerek göbek ile kaburgalar arasına hafifçe bastırılarak hava boşaltılabilir.

Ağızdan -Ağız ve Buruna Birlikte Suni Solunum Uygulama:
Özellikle küçük çocuklar ve bebeklerde uygulanması mümkün olan bir metottur. Bebeklerin solunum sayısı daha fazla, ağız, burun ve akciğerleri daha küçük olduğundan bebeklere yapılacak suni solunum ağız ve burundan birlikte sık aralıklı, daha az güçte nefes verilerek yapılır. Verilecek hava miktarı göğsün kalkmasına yetecek kadardır.

Sırttan Bastırma, Dirseklerden Kaldırma Metodu (Holger - Nielsen metodu):

Ağız ve burun yaralanmalarında bu metot uygulanır. Bu metot da hasta yüzükoyun yatırılıp, elleri başı hizasında birleştirilir, başı yana çevrilir ve ellerinin üzerine yatırılır. İlkyardımcı yaralının baş tarafına geçer, yaralının dirseklerinden tutup 25-30 cm kaldırır, bu şekilde yaralı nefes almış olur, sonra yavaşça yerine bırakıp sırtından bastırır, bu şekilde de yaralı nefes vermiş olur.

Silvester Metodu:
Bu metot uygulanmadan önce hasta sırtüstü yatırılır, ilkyardımcı yaralının baş tarafına geçer, ellerinden tutup her iki yana ve yukarıya doğru açar, bu şekilde yaralı nefes almış olur, sonra yaralının ellerini bırakmadan göğsünden bastırır, bu şekilde yaralı nefes vermiş olur.

Bu metotlar dışında sağlık personelinin uyguladığı ve bir ağızlık ya da bir kese yardımı ile yaptığı suni solunum tipleri de vardır. Ancak bu uygulamalar profesyonel ekiplerce yapılır.


Nabzı Kontrol Edin ve Kalp Masajına Başlayın.

İki parmağınızı adem- elmasına (tiroid kıkırdağı; boynun ön tarafında, orta hattaki çıkıntı)
koyun ve soluk borusunun yanındaki çukura parmaklarınız kaydırın.

Nabız atıyorsa, bu noktada parmak uçlarınızla hissetmeniz gerekir. Eğer nabız alamıyorsanız veya emin değilseniz kalp masajına başlayın. Ellerinizi, bir eliniz diğerinin üstünde olacak biçimde, hastanın iki göğsünün arasına, orta hatta yerleştirin.

Bu şekilde, her seferinde 3-5 cm'lik bir hareket sağlayarak, saniyede yaklaşık 1-2 kez olmak üzere (80-100/dakika), 15 kez bastırın. (Masaj sırasında çatırtı sesi duyabilirsiniz. Korkuya kapılmayın.! Ses kıkırdak veya kemik kırılması sesi olabilir. Böyle bir durumda kalp masajının yapılmaması, kemik kırılmasından daha tehlikelidir. Masaja devam edin!)

Tekrar 2 nefes verin ve kalp mesajını tekrarlayın. Yardım ulaşana kadar bu işlemleri yapmaya devam edin.

 

Eğer hastaya yardım edebilecek 2 kişi var ise, bir kişi suni solunumu, diğer kalp masajını hiç ara vermeden uygulamalıdır. Bu durumda, temel yaşam desteği sırayla, 1 suni solunum, arkasından 5 kalp masajı şeklinde devam etmelidir.

Özetleyecek Olursak;

Yardım gelene kadar tekrarlanmak üzere temel yaşam desteği :

1 kişi ile : 2 yapay solunum + 15 kalp masajı (80-100/dk)

2 kişi ike : 1 yapay solunum + 5 kalp masajı (80-100/dk)

Ek Bilgi - Çocuklarda Kalp Masajı Nasıl Yapılır?

Çocuklara kalp masajı yapılırken daha hassas davranılmalı ve aşırı yüklenilmemelidir. Çocuklara kalp masajı yapmak için elin 3. ve 4. parmağını göğüste memelerin ortasının 1 - 1.5 cm kadar altına koyarak,  göğüs 1.5 - 3 cm kadar çökecek şekilde nazikçe bastırılarak kalp masajı yapılır.

En az 3 dakikada bir kalbin kendi kendine çalışmaya başlayıp başlamadığını anlamak için nabız kontrol edilmelidir. Kalp kendiliğinden çalışmaya başladığı anda Kalp Masajına son verilmelidir. Kalp kendiliğinden çalışmaya başlamadıysa, tıbbi yardım gelinceye kadar uygulamaya devam edilmelidir.

Şok:
Ölümcül bir durumdur: Aşırı kan kaybı ya da tansiyon düşmesinin sebep olacağı derin depresyonlar ileri yanma, derin yaralar, kanamalar vs sonucunda olur. Kazazedenin bedeni kendini olumsuz yönde kapatmağa başlar. Özellikle yoğun kan kaybının sinir sistemi üzerindeki etkisi buna sebep olur. Kazazedenin nefes darlığı veya sığ nefes alıp vermesi, renginin sararması, bitkinlik, nabız atışlarının zayıflaması ve bilinç kaybı şoka girdiğini gösterir. Kanamayı kontrol altına alıp bu işaretlere dikkat ediniz. Kanın beyne gitmesi için ayakları yukarıda olacak şekilde yere yatırın. Vücut ısısını muhafaza için bir battaniyeyle sarın. Şok çok kötü bir durumdur, kötüleşme hasta normal görünse bile aniden gelişebilir. Bu yüzden kazazedenin verdiği işaretleri kontrol etmek önemlidir. Gözünüzü ondan ayırmayın.

Sıcaktan Dolayı Bitkinlik, Güneş Çarpması:

Yeterli sıvı almadan sıcak havada uzun sürüşler yapmak, farketmeksizin tükenmenize sebep olur. Aşırı terlemeler, renk solgunluğu, kramplar, mide bulantısı vs. buna işaret eder. Kişiyi derhal gölgeye alın, buz veya ıslak bezle kompresler yaparak hastayı soğutun. İçmesi için bir miktar su verin. Kolonya vs gibi alkol içeren maddelerle hastayı ovmayın. Aşırı ısı çarpmalarında beyin çalışmasını durdurur ve kişi kendi beden sıvılarınca pişirilmeğe başlar. Sonuçta terleme durur, deri sıcak ve kuru bir hal alır. Kişi komaya dahi girebilir. Bu durumda olan kişi ne pahasına olursa olsun soğutulmalıdır. Nefes alması durursa ağızdan ağıza nefes takviyesi işlemi de gerekebilir. Ağızdan su alımı bu durumda işe yaramaz. Hastaya hastanede damaryolu açılarak, damardan verilecek serumlarla su takviyesi yapılmalıdır.

Kırıklar:
Kırıklara müdahale kırığın hareketsizleştirilip, kırık tahtası ile sarılmasına bağlıdır. Kırık tahtası yerine kalın gazete kağıdından rulo, tel ya da tahta parçaları kullanılabilir. Kırık desteğini yaranın etrafına koyun (dönmüş kol veya bacağı düzeltmeğe çalışmayın) elastik bir bandajla sarın. Kırık olan yaralı kısmı hareket ettirmeyin ve ambulansı bekleyin. Köprücük kemiği kırıklarını sabitleyemezsiniz bu yüzden kolun yaralı tarafını askıya alın ve bir bandajla üst kolu göğse sarıp sabitleyin.

Bu bilgiler genel amaçlıdır. Müdahale edebilmeniz için “İlk Yardım Eğitimi” almış olmanız gereklidir.

6 Şubat 2018 Salı

2015 NC750X Kullanma ve Bakım El Kitabı

Bu El Kitabını Mutlaka Okuyunuz
  • Bu kitabın içerisinde motosikletinizin kullanımı ve garantisi hakkında değerli bilgiler bulacaksınız.
  • “Güvenlik Hakkında” bölümünde ayrıntılı olarak anlatılan uyarıları dikkatle okuyunuz.
  • Bu el kitabında motosikletinizin ömrü boyunca yapılan bakım işlemlerini kayıt altına almak için kullanacağınız bölümler bulunmaktadır.
  • Bu el kitabı motosikletinizin ayrılmaz bir parçasıdır ve satıldığında motosikletle birlikte verilmelidir.

2015 NC750X Kullanma ve Bakım El Kitabı İçin [Tıklayınız]

26 Ocak 2018 Cuma

Takip Mesafesi, Reaksiyon Hızı ve Güvenli Alan İlişkisi

Motosiklet sürüşü eğlencelidir ve dürüst olmak gerekirse hız çoğaldıkça daha da eğlenceli olur. Ama şunu unutmayınız; Hızınız arttıkça güvende olabilmeniz için tüm şartlar (trafik, yol, motorunuzun ve sizin durumunuz, hatta seyir halindeki diğer araçların ve sürücülerin durumu) uygun olmalıdır. Reaksiyon verebilmek için gereğinden daha uzun bir süreyi kendinize tanıyın. Bunun için de; Hızınız artıyorsa, sizinle diğer vasıtalar (önünüzde ve arkanızda) arasında daha fazla mesafe bırakın.
Bir motosiklet sürücüsünün görme ve görülme becerisini geliştiren tekniklerden biri de "Güvenlik Alanı" veya "Güvenlik Balonu" adını taşır. Bunun amacı; Kendi aracınızla diğer araçlar arasında, güvenli bir alan oluşturmaktır. Önünüzdeki, arkanızdaki ve yanınızdaki araçlarla aranızda boşluk bırakın. Bu güvenlik alanı sadece trafikteki durumu daha iyi görmenizi sağlamakla kalmaz, size çok önemli tepki verme süresini de kazandırır. Ayrıca bir kaçış yolu, alternatif bir sürüş ve görüş açısı sağlar.

Önünüzdeki araçla aranızda en az 2 saniyelik mesafe olmalıdır. Bu, size tepki süresi kazandırır. 2 saniyelik takip mesafesini ayarlayabilmek için; Öndeki aracın geçtiği sabit bir nokta temel alınır ve araç o noktayı geçtiği andan itibaren saymaya başlanır. "280-281" saymayı bitirene kadar o noktaya ulaşamadıysanız, gereken 2 saniyelik süreyi yakalamışsınız demektir. Motosikletinizle seyir halindeyken önünüzdeki ve arkanızdaki araçlarla "en az 2 saniyelik" mesafeyi sağlayarak ideal bir "Güvenlik Alanı" oluşturulması gerekmektedir.

Ancak dikkate alınması gereken pek çok değişken olduğundan, yukarıda da söz etmiştim. Bunlara ilave olarak; Hava durumunun (çok sıcak veya çok soğuk) sizdeki olumsuz etkilerine, yolu ve çevreyi tanımadığınıza, trafiğin hızlı aktığı..vs koşullara bağlı olarak 3 ya da daha fazla saniyelik takip mesafesine ihtiyaç duyabilirsiniz. Seyir halindeyken gözlerinizin hiçbir nesneye 1 sn'den fazla takılmasına izin vermeyin. Böylece gidiş hattınızı etkileyen her şeyden haberdar olmanız kolaylaşır. Seyir halindeyken daima "en" ileriye bakın, izleyin, öngörün. Böylelikle, önünüzde gerçekleşebilecek bir olumsuzluğa önceden tedbir alabilirsiniz.

Güvenli sürün, sağ kalın ve sürmeğe devam edin.

20 Ocak 2018 Cumartesi

Sağlam ve Ucuz Koruma


İlginizi çeker düşüncesi ile paylaşıyorum.

Motoru bağlamak için mağzalardan yüksek rakamlara alışveriş yapmaya gerek yok. Belirli ve üst sınıf özellikleri olan zincir ve ucuna de aynı özelliklerde bir kilit işinizi görecektir. Piyasadan bunlar uygun fiyata bulunabilir.

• Öncelikle asansörlerde kullanılan yüksek karbonlu zincirler var, asansörlerin karşı ağırlıklarını ve tehlike anında kabini taşıması için kullanılan. Bu zincirler çelik makası ile kesilemiyor, taş motoru ile uğraşarak kesilebiliyor ancak. Asansör zinciri olarak araştırdığınızda çıkar, uygun bakla kalınlığında istediğiniz uzunlukta kestirebilirsiniz. Ben bir tur topcase taşıma demirlerinin içinden geçtikten sonra arka lastiği rahatlıkla kitleyebilecek uzunlukta kestirdim. Asansör zinciri satanlar, bunların dış yüzeyini uzun vadede korozyondan korumak için makaron ile kaplarlar, ancak onlar makaronu tüm zincir boyunca ısıtıp sıkılaştırdıkları için zincirin hareket kabiliyeti kısıtlanır; size sorduklarında tüm zincir boyunca her iki ucundan birer bakla dışrıda kalacak şekilde makaron geçirmelerini ve her iki ucundan da sadece ikişer ya da üçer bakla üzerinde ısıtıp sıkılaştırmalarını isteyin. Böylelikle zincirin tamamı makaron ile kaplanmış olur ancak hareket kabiliyeti rahat ve sorunsuz olur

• Kilit olarak da multilock’ın asma kilitlerineden kullanabilirsiniz. Onlar da güvenlik sınıflarına göre kalite kalitedir. İyi bir çilingire ya da nalbura giderseniz size multilock’ın en üst güvenlik sınıfındaki kilidini önereceklerdir. Daha önce dükkanı soyulan esnafın tamamı bir daha olmaması için gidip bu asma kilitten alır.

ARA Riders Googlegroups alıntısıdır.

15 Ocak 2018 Pazartesi

Ayna Kullanımı ve Ayarı

Motorunuzdaki ayna tipi ve büyüklüğü, arkanızda göremediğiniz kör alanların büyüklüğünü belirler. Alanlar ne kadar küçükse sürüş sırasında o kadar çok alanı görebilir, buna bağlı olarak da güvenle sürüş yapabilirsiniz. Unutmayın ki; Motosiklet sürüşünde "Bilgi Toplama ve Bu Bilgiyi Değerlendirme" son derece önemlidir. Hayatidir!


Can kurtaran bakış dediğimiz ve her sollama öncesi, hat değişimi öncesi, frenleme öncesi ve kavşaklara yaklaşırken yapılan omuz üzerinden hızlı ve kısa bir geriye bakış atma davranışına ek olarak, arkamızdaki trafiği tüm sürüş boyunca her 8-10 saniyede bir aynalarınızdan kontrol edilmesi şarttır. Bu sebeple ayna ayarlarınızı arkanızdaki göremediğiniz alanları en küçüğe indirecek şekilde ayarlamanız gerekir.

Arkanızın sürekli aynalarınız vasıtasıyla kontrol altında tutulması motosiklet sürücüleri için vazgeçilmezdir. Şayet sizi ürkütecek şekilde bir araç arkanıza yaklaşmışsa ya da sizi sollamışsa ve siz ancak bu araç sizi geçerken fark edip ürkmüşseniz, siz arkanızı kontrol altında tutmuyorsunuz demektir.

Aynaları nasıl ayarlamanız gerektiği:

Aynada dikkat edilmesi gereken ilk nokta siz hareket edip yer değiştirdikçe arkanızın görünümündeki değişiklikleri gösteren doğru uzaklık açısının elde edilebilmesidir. Aynalardaki görüntülerin uzantılarının bir yerde birbirleri ile kesişmesi demektir. Yani birinin göremediğini diğeri gösterebilmelidir. Aynalar size, yeterince uzağı gösterebilecek şekilde yüksek ayarlanmalıdır. Hemen arkanızdaki yol yüzeyini görmeniz gerekmez. Bir vasıtanın lastiklerini görmek önemli değildir. Çünkü arabalar yeterince yüksektir dolayısıyla aynaların hemen arkanızdaki yerin 20 cm üstünde olacak şekilde ayarlanması gereksizdir. Arkanızda olabildiğince uzağı görebilecek şekilde ayarlarken dikkat edeceğiniz şey kör alanları küçültülerek arkanızdaki bir aracın bu alana girdiğinde bir ucunun, önü yada arkasının, aynalarınızın görüşü içinde kalmasıdır. Yani bu alan içine bir arabanın yada motosikletin tamamen görünmez kalacak şekilde sığmasını engellemek gerekir.

Ayar için motorunuzda dik pozisyonda oturun ve önünüzden bir arkadaşınız sizin periferik görüş alanınızdan çıkıncaya kadar geriye doğru yürüsün. Bu arada siz sürekli ileriye bakıyorsunuz, başınızı ve bakışlarınızı kıpırdatmıyorsunuz. Kişinin sizin peri ferik görüş alanınızdan çıktığı noktaya bir kuka(işaret) koyun. Şimdi aynı şahsın tam arkanızdan işaretlediğiniz bu noktaya doğru yürümesini isteyiniz. Kişi işaretli noktaya doğru yürürken bu seferde aynalardan kaybolduğu yeri işaretleyiniz. İşte işaretlediğiniz bu iki nokta arasındaki alan sizin kör alanınızdır. Bu iki nokta arasına giren bir aracın bir tarafı aynalarınız tarafından tespit edilecek tarzda ayarlarının yapılmış olması lazımdır. Ayarlayamıyorsanız o zaman aynalarınız yeterince büyük değildir. Daha büyük ayna kullanınız.

26 Aralık 2017 Salı

Yeni Yönetmelik


TÜVTÜRK, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 11 Mart 2017 tarihinde yayınlan Egzoz Gazı Emisyonu Kontrolü Yönetmeliği'nin 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren bütün hükümleri ile yürürlüğe gireceği hakkında kamuoyunu bilgilendirdi.
 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 11 Mart 2017'de yayınlandığı "Egzoz Gazı Emisyon Kontrolü Yönetmeliği" 01 Ocak 2018 tarihinden itibaren tüm hükümleri ile yürürlüğe girecektir. Buna göre egzoz gazı emisyon ölçümleri elektronik ortamda Egzoz Gazı Emisyon Ölçümü Takip Sistemi'ne kayıt edilerek yapılmaya başlanacak ve ölçüm sonrasında araç sahiplerine 'PUL' ve 'RUHSAT' verilmeyecektir. Araç sahiplerinin ölçüm neticesinde düzenlenen ve ölçüm sonuçlarını da içeren EGZOZ GAZI EMİSYON ÖLÇÜM RAPORU'nu araçlarında muhafaza etmesi ve denetimlerde ibraz etmesi gerekecektir.

Hali hazırda egzoz gazı emisyon ölçümünü yaptırmış olan ve araç sahiplerinde bulunan PUL ve RUHSAT'lar geçerlilik süresi sonuna kadar kullanılmaya devam edecek, geçerlilik süresi dolduğunda araç sahiplerinin egzoz gazı emisyon ölçümlerini yenilemesi gerekecektir. Araç sahiplerinde bulunan ‘Egzoz Emisyon Ruhsatı'nda PUL yapıştırılacak yer olsa bile, 01 Ocak 2018 tarihinden sonra yapılacak olan egzoz gazı emisyon ölçümleri neticesinde PUL verilmeyecek, bunun yerine ‘EGZOZ GAZI EMİSYON ÖLÇÜM RAPORU' düzenlenecek ve bu rapor araçta muhafaza edilecektir.

Geçerli bir egzoz emisyon ölçümü bulunmayan araçların, araç muayeneleri Ağır Kusurlu olarak değerlendirilecek ve muayeneleri onaylanmayacaktır.

Egzoz emisyon ölçümünü 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren yaptıranlar ölçüm geçerlilik tarihini e-Devlet üzerinden sorgulayabilecektir.